| 3. | vezere | : sığınacak bir yer, sığınak
إِلَى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمُسْتَقَرُّ
İlâ rabbike yevme izinil mustekar(mustekarru).
| 1. | ilâ rabbi-ke | : senin Rabbin'e (Rabbinin Huzuru) |
| 2. | yevme izin | : izin günü |
| 3. | el mustekarru | : karar kılınan yer, varılacak yer, makam
يُنَبَّأُ الْإِنسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ
Yunebbeul insânu yevme izin bimâ kaddeme ve ahhar(ahhâre).
| 1. | yunebbeu | : haber verilir |
| 2. | el insânu | : insan |
| 3. | yevme izin | : izin günü |
| 4. | bimâ | : şeyleri |
| 5. | kaddeme | : takdim etti, yaptı |
| 6. | ve ahhara | : ve tehir etti, yapması gerekirken erteleyip yapmadı
بَلِ الْإِنسَانُ عَلَى نَفْسِهِ بَصِيرَةٌ
Belil insânu alâ nefsihî basîreth(basîretun).
| 1. | bel(i) | : hayır |
| 2. | el insânu | : insan |
| 3. | alâ | : ... e |
| 4. | nefsi-hî | : onun nefsi, kendi nefsi |
| 5. | basîratun | : basirdir, görendir, şahittir
وَلَوْ أَلْقَى مَعَاذِيرَهُ
Ve lev elkâ meâzîreh(meâzîrehu).
| 1. | ve lev | : ve olsa bile |
| 2. | elkâ | : ilka etti, ortaya attı, belirtti, beyan etti |
| 3. | meâzîre-hu | : onun mazeretleri, özürleri, sebepleri |
|
|
|
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder