14 Haziran 2016 Salı

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

HAC SÜRESİ AYET 1
يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ ﴿١﴾
Yâ eyyuhân nâsuttekû rabbekum, inne zelzeletes sâati şey’un azîm(azîmun).
hac süresi ayet 2
يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُم بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ ﴿٢﴾
Yevme terevnehâ tezhelu kullu murdıatin ammâ erdaat ve tedau kullu zâti hamlin hamlehâ ve terân nâse sukârâ ve mâ hum bi sukârâ ve lâkinne azâballâhi şedîd(şedîdun).
hac süresi ayet 3
وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَّرِيدٍ ﴿٣﴾
Ve minen nâsi men yucâdilu fîllâhi bi gayri ilmin ve yettebiu kulle şeytânin merîd(merîdin).
hac süresi ayet4
كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْدِيهِ إِلَى عَذَابِ السَّعِيرِ ﴿٤﴾
Kutibe aleyhi ennehu men tevellâhu fe ennehu yudılluhu ve yehdîhi ilâ azâbis saîr(saîri).
hac süresi ayet 5
يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِن كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِّنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاء إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِن بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاء اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ ﴿٥﴾
Yâ eyyuhân nâsu in kuntum fî raybin minel ba’si fe innâ halaknâkum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fîl erhâmi mâ neşâu ilâ ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum ve minkum men yuteveffâ ve minkum men yuraddu ilâ erzelil umuri li keylâ ya’leme min ba’di ilmin şey’â(şey’an), ve terâl arda hâmideten fe izâ enzelnâ aleyhâl mâehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behîc(behîcin).
hac süresi ayet 1
ey insanlar rabbinizi (inciltecek davranışlardan ) sakının şüphesiz o kıyametin sarsıntısı büyük bir şeydir 
hac süresi ayet 2
onu göreceginiz gün her emzikli kadın emzirdigi çocugundan vazgeçer her hamile karnındakini dogurur insanların hepsini sarhoş görürsün oysa onlar sarhoş degildirler ancak ALLAH ın azabı çok şiddetlidir
hac süresi ayet 3
insanlardan kimisi bilgisi olmadıgı halde ALLAH hakkında tartışma yapar her kaypak şeytanın ardından gider 
hac süresi ayet 4
onun hakkında şöyle hüküm verilmiştir kim buna dost olursa  muhakkak o onu saptırır çılgın alevi olan azaba dogru götürür 
hac süresdi ayet 5
ey insanlar eger diriltilmeketen şüphe içindeyseniz (şunu iyi hatırlayın ki) biz sizin (babanız adem i) topraktan sonra ( onun soyunu oluşturan sizi) dölden sonra kan pıhtısından sonra yaratılış belli belirsiz et parçasından  yarattık bunu size ( ne halden ne hale geldiginizi bildirmek için ( açıklıyoruz ) diledigimizi belirli bir süreye kadar rahimlerde durdururuz sonra sizi (oradan ) bir bebek olarak çıkarırız sonra güç kuvvet  sahibi olursunuz içinizden kimisi (erken yaşta ) vefat ettirilir yine içinizden kimisi ömrün en kötü durumuna ulaştırılr biraz ilim ögrendikten sonra (ögrendiklerini unuttugu yeni) bir şey bilmesin diye (bunama çagına ulaştırılır ) yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün üzerine su indirdigimiz zaman hareket eder kabarır her güzel çiftten bitkiler bitiririz 
besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

enbiya süresi ayet 107
وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ ﴿١٠٧﴾
Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn(âlemîne).
enbiya süresi ayet 108
قُلْ إِنَّمَا يُوحَى إِلَيَّ أَنَّمَا إِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ ﴿١٠٨﴾
Kul innemâ yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhidun, fe hel entum muslimûn(muslimûne).
enbiya süresi ayet 109
فَإِن تَوَلَّوْا فَقُلْ آذَنتُكُمْ عَلَى سَوَاء وَإِنْ أَدْرِي أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ ﴿١٠٩﴾
Fe in tevellev fe kul âzentukum alâ sevâin, ve in edrî e karîbun em baîdun mâ tûadûn(tûadûne).
enbiya süresi ayet 110
إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ ﴿١١٠﴾
İnnehu ya’lemul cehre minel kavli ve ya’lemu mâ tektumûn(tektumûne)
enbiya süresi ayet 111
وَإِنْ أَدْرِي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَّكُمْ وَمَتَاعٌ إِلَى حِينٍ ﴿١١١﴾
Ve in edrî leallehu fitnetun lekum ve metâun ilâ hîn(hînin).
enbiya süresi ayet 112
قَالَ رَبِّ احْكُم بِالْحَقِّ وَرَبُّنَا الرَّحْمَنُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ ﴿١١٢﴾
Kâle rabbıhkum bil hakk(hakkı), ve rabbunâr rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn(tasıfûne).
enbiya süresi ayet 107
biz seni yalnızca alemlere rahmet olarak göndermişizdir 
enbiya süresi ayet 108
de ki bana sadece sizinilahınızın yalnızca tekbirilah oldugu vahiyedilmektedir halaboyunegip teslimolmuyormusunuz
enbiya süresi ayet 109
bunun üzerine aldırmazlarsa ben size açıkca bildiririm ben size vaat edilen (azabın) yakın mı yoksa uzak mı oldugunu bilemem  de 
enbiya süresi ayet 110
şüphesiz o açıktan söylenen sözde  bilir gizlediklerimizi de bilir 
enbiya süresi ayet 111
belki bu mühletin sizin için bir imtihan ve belirlibir zamana kadar yararlanma oldugunu bilemem 
enbiya süresi ayet 112
(peygamber ) ey rabbimiz hakka göre hükmünü ver bizim rabbimiz rahman dır sizin anlatıklarınıza karşı sıgınılacak ve yardım istenilecek olandır  dedi 

en dogru sözü ALLAH söyledi enbiya süresi son buldu burda diyer süremiz hac olacak İNŞALLAH 
besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

enbiya süresi ayet 101
إِنَّ الَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُم مِّنَّا الْحُسْنَى أُوْلَئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ ﴿١٠١﴾
İnnellezîne sebekat lehum minnâl husnâ ulâike anhâ mub’adûn(mub’adûne).
enbiya süresi ayet 102
لَا يَسْمَعُونَ حَسِيسَهَا وَهُمْ فِي مَا اشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَالِدُونَ ﴿١٠٢﴾
Lâ yesmeûne hasîsehâ, ve hum fî mâştehet enfusuhum hâlidûn(hâlidûne).
enbiya süresi ayet 103
لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّاهُمُ الْمَلَائِكَةُ هَذَا يَوْمُكُمُ الَّذِي كُنتُمْ تُوعَدُونَ ﴿١٠٣﴾
Lâ yahzunuhumul fezeul ekberu ve tetelakkâhumul melâiketu, hâzâ yevmukumullezî kuntum tûadûn(tûadûne).
enbiya süresi ayet 104
يَوْمَ نَطْوِي السَّمَاء كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ ﴿١٠٤﴾
Yevme natvis semâe ke tayyis sicilli lil kutub(kutubi), kemâ bede’nâ evvele halkın nuîduhu, va’den aleynâ, innâ kunnâ fâılîn(fâılîne).
enbiya süresi ayet 105
وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِن بَعْدِ الذِّكْرِ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ ﴿١٠٥﴾
Ve lekad ketebnâ fîz zebûri min ba’diz zikri ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûn(sâlihûne).

enbiya süresi ayet 106
إِنَّ فِي هَذَا لَبَلَاغًا لِّقَوْمٍ عَابِدِينَ ﴿١٠٦﴾
İnne fî hâzâ le belâgan li kavmin âbidîn(âbidîne).
enbiya süresi ayet 101
kendilerine bizden bir güzellik verilenler  var ya işte onlar ondan uzaklaştırılmışlardır 
enbiya süresi ayet 102
onlar cehennemin ugultusunu  duymazlar onlar canları istedigi sürece orada kalacaklardır 
enbiya süresi ayet 103
onları büyük korku bile üzmez melekler onları işte bu size vaat edilen gününüzdür diyerek karşılayacaktır 
enbiya süresi ayet 104
o gün gökyüzünü kitabın sayfalarının dürülmesi gibi dürecegiz önce yaratmaya başladıgımız gibi onu yaratmayı tekrar edecegiz  biz bunu kendimize söz vermiştik şüphesiz biz bunu yaparız 
enbiya süresi ayet 105
yemin olsunki zikirden tevrat tan sonra zebur da yeryüzüne kesinlikle salih kullarımızın varis ( ve egemen) olacagınıyazmıştık 
enbiya süresi ayet 106
şüphe yok ki kulluk eden bir topluluk için bunda  yeterli bir ögüt vardır 

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

enbiya süresi ayet 96
حَتَّى إِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُم مِّن كُلِّ حَدَبٍ يَنسِلُونَ ﴿٩٦﴾
Hattâ izâ futihat ye’cûcu ve me’cûcu ve hum min kulli hadebin yensilûn(yensilûne).
enbiya süresi ayet 97
وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَإِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ أَبْصَارُ الَّذِينَ كَفَرُوا يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِي غَفْلَةٍ مِّنْ هَذَا بَلْ كُنَّا ظَالِمِينَ ﴿٩٧﴾
Vakterabel va’dul hakku fe izâ hiye şâhısatun ebsârullezîne keferû, yâ veylenâ kad kunnâ fî gafletin min hâzâ bel kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
enbiya süresi ayet 98
إِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ حَصَبُ جَهَنَّمَ أَنتُمْ لَهَا وَارِدُونَ ﴿٩٨﴾
İnnekum ve mâ ta’budûne min dûnillâhi hasabu cehennem(cehenneme), entum lehâ vâridûn(vâridûne).
enbiya süresi ayet 99
لَوْ كَانَ هَؤُلَاء آلِهَةً مَّا وَرَدُوهَا وَكُلٌّ فِيهَا خَالِدُونَ ﴿٩٩﴾
Lev kâne hâulâi âliheten mâ veradûhâ, ve kullun fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
enbiya süresi ayet 100
لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ ﴿١٠٠﴾
Lehum fîhâ zefîrun ve hum fîhâ lâ yesmeûn(yesmeûne).
enbiya süresi ayet 96 ve 97
sonunda yecüc ve mecüc setleri açıldıgında onların her tepeden saldırdıkları ve gerçek azap hükmü yaklaştıgızaman işte o zaman inkar edenlerin gözlerinin belerdigini görürsünüz eyvah bizlere biz bundan habersizmişiz hayır biz kendimize zulmetmişiz (diyeceklerdir ) 
enbiya süresi ayet 98
haberiniz olsun ki siz ve ALLAH ın dışında taptıklarınız cehenneme kütük olacaksınız siz oraya geleceksiniz 
enbiya süresi ayet 99
eger onlar ilah olsalardı oraya gelmezlerdi hepsi orada ebedi kalacaklardır 
enbiya süresiayet 100
onlar için orada derin bir iç çekiş vardır bunlar orada onları duymayacaklar 

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

enbiya süresi ayet 91
وَالَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهَا مِن رُّوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَا آيَةً لِّلْعَالَمِينَ ﴿٩١﴾
Velletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhâ min rûhinâ ve cealnâhâ vebnehâ âyeten lil âlemîn(âlemîne).
enbiya süresi ayet 92

إِنَّ هَذِهِ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَاحِدَةً وَأَنَا رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ ﴿٩٢﴾
İnne hâzihî ummetukum ummeten vâhıdeten ve ene rabbukum fa’budûni
enbiya süresi ayet 93
وَتَقَطَّعُوا أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ كُلٌّ إِلَيْنَا رَاجِعُونَ ﴿٩٣﴾
Ve tekattaû emrehum beynehum, kullun ileynâ râciûn(râciûne).
enbiya süresi ayet 94
فَمَن يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِهِ وَإِنَّا لَهُ كَاتِبُونَ ﴿٩٤﴾
Fe men ya’mel mines sâlihâti ve huve mu’minun fe lâ kufrâne li sa’yihî, ve innâ lehu kâtibûn(kâtibûne).
enbiya süresi ayet 95
وَحَرَامٌ عَلَى قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا أَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ ﴿٩٥﴾
Ve harâmun alâ karyetin ehleknâhâ ennehum lâ yerciûn(yerciûne).
enbiya süresi ayet 91
namusunu koruyan o kadın (meryem i ) kendisine ruhundan üfledik onu ve oglunu alemlere bir mucize kıldık 
enbiya süresi ayet 92
işte sizin bu dininiz tek bir dindir rabbiniz de benim daima bana kulluk edin 
enbiya süresi ayet 93
onlar kendi aralarındaki yönetimlerini paramparça ettiler fakat sonunda hepsi bize dönüp gelecekler 
enbiya süresi ayet 94
kim mümin olarak salih amellerden  bir amel işlerse onun yaptıgı yok sayılmaz kesinlikle biz (bunu ) onun hesabına yazarız 
enbiya süresi ayet 95
helak ettigimiz memleketin ahalisinin huzurumuza gelmemeleri diye bir şey kesinlikle yoktur 



besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu







besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

enbiya süresiayet 86
وَأَدْخَلْنَاهُمْ فِي رَحْمَتِنَا إِنَّهُم مِّنَ الصَّالِحِينَ ﴿٨٦﴾
Ve edhalnâhum fî rahmetinâ, innehum mines sâlihîn(sâlihîne).
enbiya süresi ayet87

وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ ﴿٨٧﴾
Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).
enbiya süresi ayet 88
فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ وَكَذَلِكَ نُنجِي الْمُؤْمِنِينَ ﴿٨٨﴾
Festecebnâ lehu ve necceynâhu minel gamm(gammi), ve kezâlike nuncil mu’minîn(mu’minîne).
enbiya süresi ayet 89
وَزَكَرِيَّا إِذْ نَادَى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ ﴿٨٩﴾
Ve zekeriyyâ iz nâdâ rabbehu rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn(vârisîne).
enbiya süresi ayet 90
فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيَى وَأَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُ إِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا لَنَا خَاشِعِينَ ﴿٩٠﴾
Festecebnâ lehu, ve vehebnâ lehu yahyâ ve aslahnâ lehu zevcehu, innehum kânû yusâriûne fîl hayrâti ve yed’ûnenâ ragaben ve reheben, ve kânû lenâ hâşiîn(hâşiîne).
enbiya süresi ayet 86
onlarıda rahmetimize soktuk çünkü onlar salih kullardandı 
enbiya süresi ayet 87
zünnun  u (yünus u ) da (hatırla ) hani o birzamalar öfkelenerek gitmişti  de bizim kendisini asla sıkıştırmıyacagımızı sanmıştı sonra karanlıklar içinde senden başka tanrı yoktur seni hertürlü eksiklikten uzaktutarım ben kesinlikle zalimlerden oldum diye dua etmişti 
enbiya süresi ayet 88
biz de onun duasını kabul etmiş hemen kendisini üzüntüden kurtarmıştık işte müminleri böyle kurtyarırız 
enbiya süresi ayet 89
 zekeriya yı  da (hatırla ) hani rabbine ey rabbim benin çoluk çocuksuz tek başıma bırakma  sen varislerin en hayırlısısın  diye dua etmişti 
enbiya süresi ayet 90
biz de onun duasını kabul ettik ona yahya yı bahşettik ona eşini ( o ileri yaşta çocuk dogurabilecek ) hale getirdik gerçekten onlar hayırlı işlerde yarışırlar isteyerek ve korkarak bize dua ederlerdi onlar bize derin bir saygı beslemek teydiler