11 Mayıs 2016 Çarşamba

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu


taha süresi ayet 116

وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَى ﴿١١٦﴾
Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), ebâ.
taha süresi ayet 117
فَقُلْنَا يَا آدَمُ إِنَّ هَذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ الْجَنَّةِ فَتَشْقَى ﴿١١٧﴾
Fe kulnâ yâ âdemu inne hâzâ aduvvun leke ve li zevcike fe lâ yuhricennekumâ minel cenneti fe teşkâ.
taha süresi ayet118

إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَى ﴿١١٨﴾
İnne leke ellâ tecûa fîhâ ve lâ ta’râ.
taha süresi ayet 119
وَأَنَّكَ لَا تَظْمَأُ فِيهَا وَلَا تَضْحَى ﴿١١٩﴾
Ve enneke lâ tazmeu fîhâ ve lâ tadhâ.
taha süresi ayet 120
فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ الشَّيْطَانُ قَالَ يَا آدَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَى شَجَرَةِ الْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَى ﴿١٢٠﴾
Fe vesvese ileyhiş şeytânu kâle yâ âdemu hel edulluke alâ şeceratil huldi ve mulkin lâ yeblâ.
taha süresi ayet 116
bir zamanlar meleklere adem e secde edin demiştik hemen secde ettiler ancak iblis (bu emri uygulamamak için ) diretti
taha süresi ayet 117
bunun üzerine biz de ey adem haberin olsun bu sana ve eşine  düşmandır sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra pişman olursun dedik 
taha süresiayet 118
şüphesiz senin açıkmaman çıplak kalmaman oradadır
taha süresi ayet 119
sen orada susamazsın  güneşte de yanmazsın 
taha süresi ayet 120
derken şeytan ona vesvese verdi şöyle dedi ey adem sana sonsuzluk agacını ve yok olmayan egemenligi göstereyim mi 

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

taha süresi ayet 111
وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا ﴿١١١﴾
Ve anetil vucûhu lil hayyil kayyûm(kayyûmi), ve kad hâbe men hamele zulmâ(zulmen).
taha süresi ayet 112
وَمَن يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا ﴿١١٢﴾
Ve men ya’mel mines sâlihâti ve huve mu’minun fe lâ yehâfu zulmen ve lâ hadmâ(hadmen).
taha süresi ayet 112
وَمَن يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا ﴿١١٢﴾
Ve men ya’mel mines sâlihâti ve huve mu’minun fe lâ yehâfu zulmen ve lâ hadmâ(hadmen).
taha süresi ayet 113

وَكَذَلِكَ أَنزَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ الْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا﴿١١٣﴾
Ve kezâlike enzelnâhu kur’ânen arabîyyen ve sarrafnâ fîhi minel vaîdi leallehum yettekûne ev yuhdisu lehum zikrâ(zikren).
taha süresi ayet 114
فَتَعَالَى اللَّهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْآنِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَى إِلَيْكَ وَحْيُهُ وَقُل رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا ﴿١١٤﴾
Fe teâlâllâhul melikul hak(hakku), ve lâ ta’cel bil kur’âni min kabli en yukdâ ileyke vahyuhu ve kul rabbi zidnî ılmâ(ılmen).
taha süresi ayet 115
وَلَقَدْ عَهِدْنَا إِلَى آدَمَ مِن قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًا ﴿١١٥﴾
Ve lekad ahidnâ ilâ âdeme min kablu fe nesîye ve lem necid lehu azmâ(azmen).
taha süresi ayet 111
bütün yüzler 
o herzaman dirive her şeye egemen olan ALLAH a yönelmiş olacaktır 
bir zülümü yüklenen gerçekten hüsrana ugramıştır 
taha süresi ayet 112
kim de mümin olarak salih ameller işlerase o ne bir zulümden ne de (hakkının) çignemesinden korkar 
taha süresi ayet 113
işte onu öyle arapça bir kur an olarak indirdik ondan her türlü tehdidiaçıkladık belki korunur takva yolunu tutarlar veya kur an onlara ögüt anlatır 
taha süresi ayet 114
ALLAH o gerçek hükümdar olan ne kadar yücedir sana onun vahyi tamamlanmadan önce kur an ı okumak için acele etme  ey  rabbim beni ilim bakımından artır de 
taha süresi ayet 115
yemin olsun bundan önce adem e de emretmiştik ancak o bunu unuttu biz onu kararlı bulamadık 

10 Mayıs 2016 Salı

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

taha süresi ayet 106
فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا ﴿١٠٦﴾
Fe yezeruhâ kâan safsafâ(safsafen).
taha süresi ayet 107
لَا تَرَى فِيهَا عِوَجًا وَلَا أَمْتًا ﴿١٠٧﴾
Lâ terâ fîhâ ivecen ve lâ emtâ(emten).
taha süresi ayet 108

يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُ وَخَشَعَت الْأَصْوَاتُ لِلرَّحْمَنِ فَلَا تَسْمَعُ إِلَّا هَمْسًا﴿١٠٨﴾
Yevme izin yettebiûned dâıye lâ ivece lehu, ve haşeatil asvâtu lir rahmâni fe lâ tesmeu illâ hemsâ(hemsen).
taha süresi ayet 109

يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ الشَّفَاعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ الرَّحْمَنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلًا ﴿١٠٩﴾
Yevme izin lâ tenfauş şefâatu illâ men ezine lehur rahmânu ve radıye lehu kavlâ(kavlen).
taha süresi ayet 110
يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِ عِلْمًا ﴿١١٠﴾
Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bihî ılmâ(ılmen).
taha süresi ayet 106
yerlerini dümdüz edip bomboş bırakacak 
taha süresi ayet 107
onda ne bir egrilik ne de bir yumrukluk göreceksiniz 
taha süresi ayet 108
o gün hiç bir tarafa sapmaksızın davetciye uyarlar rahman ın heybetinden sesler kısılmıştır sen ancak bir fısıltı  duyabilirsin 
taha süresi ayet 109
o gün rahman ın izin verdigi ve sözüne razı oldugu dışında şefaat fayda vermez 
taha süresi ayet 110
o onların önlerindekileri de arkalarındakileri de  bilir onlar onu asla bilgiye kuşatamazlar 



besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

taha süresi ayet 101

خَالِدِينَ فِيهِ وَسَاء لَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ حِمْلًا ﴿١٠١﴾
Hâlidîne fîhi, ve sâe lehum yevmel kıyâmeti hımlâ(hımlen).
taha süresi ayet 102


يَوْمَ يُنفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا ﴿١٠٢﴾
Yevme yunfehu fîs sûri ve nahşurul mucrimîne yevme izin zurkâ(zurkan).
taha süresi ayet 103
يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًا ﴿١٠٣﴾
Yetehâfetûne beynehum in lebistum illâ aşrâ(aşren).
taha süresi ayet 104
نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذْ يَقُولُ أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا ﴿١٠٤﴾
Nahnu a’lemu bimâ yekûlûne iz yekûlu emseluhum tarîkaten in lebistum illâ yevmâ(yevmen)
taha süresi ayet 105
وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّي نَسْفًا ﴿١٠٥﴾
Ve yes’elûneke anil cibâli fe kul yensifuhâ rabbî nesfâ(nesfen).
taha süresi ayet 101
ebedi olarak onun altında kalacaklar onlar için kıyamet gününde o ne kötü bir yerdir 
taha süresi ayet 102
o gün sura üflenecek o zaman günahkarları kör olara toplayacagız 
taha süresi ayet 103
onlar aralarında on günden fazla durmazdınız diye gizli gizli konuşacaklar 
taha süresi ayet 104
biz onlara ne diyeceklerini daha iyi biliriz onların görüşce en makbul olanı siz sadece bir gün kaldınız der 
taha süresi ayet 105
sana dagları soruyorlar de ki rabbim onları un ufak edecek 
besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

taha süresi ayet 97

 قَالَ فَاذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِي الْحَيَاةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّنْ تُخْلَفَهُ وَانظُرْ إِلَى إِلَهِكَ الَّذِي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا لَّنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا ﴿٩٧﴾
Kâle fezheb fe inne leke fîl hayâti en tekûle lâ misâse ve inne leke mev’ıden len tuhlefehu, vanzur ilâ ilâhikellezî zalte aleyhi âkifâ(âkifen), le nuharrikannehu summe le nensifennehu fîl yemmi nesfâ(nesfen).

taha süresi ayet 98
إِنَّمَا إِلَهُكُمُ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا ﴿٩٨﴾
İnnemâ ilâhukumullâhullezî lâ ilâhe illâ huve, vesia kulle şey’in ilmen.
taha süresi ayet 99
كَذَلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنبَاء مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ آتَيْنَاكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا ﴿٩٩﴾
Kezâlike nakussu aleyke min enbâi mâ kad sebaka, ve kad âteynâke min ledunnâ zikrâ(zikren).
taha süresi ayet 100
مَنْ أَعْرَضَ عَنْهُ فَإِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وِزْرًا ﴿١٠٠﴾
Men a’rada anhu fe innehu yahmilu yevmel kıyâmeti vizrâ(vizren).

taha süresi ayet 97
(musa ) haydi def ol çünkü sana hayatta şöyle demek var bana dokunmayın bir de senin asla kurtulamayacagın bir ceza daha var o ibadet edip durdugun ilahına bir bak muhakkabiz onu yakacagız sonra onu kül edip denize atacagız dedi
taha süresi ayet 98
sizin ilahınız sadece kendisinden başka ilah olmayan ALLAH tır bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır 
taha süresi ayet 99
işte böyle ey muhammed sana geçmişin haberlerinden bazılarını anlatıyoruz şüphe yok ki sana katımızdan bir çok ögüt (içeren  kur an ı) verdik
taha süresi ayet 100
kim ondan yüz çevirip uzaklaşırsa şüphesiz o kıyamet gününde bir günah yüklenerek gelecektir 


9 Mayıs 2016 Pazartesi

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu
taha süresi ayet 91
قَالُوا لَن نَّبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِفِينَ حَتَّى يَرْجِعَ إِلَيْنَا مُوسَى ﴿٩١﴾
Kâlû len nebraha aleyhi âkifîne hattâ yercia ileynâ mûsâ.
taha süresi ayet 92
قَالَ يَا هَارُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوا ﴿٩٢﴾
Kâle yâ hârûnu mâ meneake iz raeytehum dallû.
taha süresi ayet 93
أَلَّا تَتَّبِعَنِ أَفَعَصَيْتَ أَمْرِي ﴿٩٣﴾
Ellâ tettebiani, e fe asayte emrî.
taha süresi ayet 94
قَالَ يَا ابْنَ أُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِي وَلَا بِرَأْسِي إِنِّي خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِي ﴿٩٤﴾
Kâle yebneumme lâ te’huz bi lıhyetî ve lâ bi ra’sî, innî haşîtu en tekûle ferrakte beyne benî isrâîle ve lem terkub kavlî.
taha süresi ayet 95
قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ ﴿٩٥﴾
Kâle fe mâ hatbuke yâ sâmiriyy(sâmiriyyu).
taha süresi ayet 96
قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِهِ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِّنْ أَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَلِكَ سَوَّلَتْ لِي نَفْسِي ﴿٩٦﴾
Kâle basurtu bi mâ lem yabsurû bihî fe kabadtu kabdaten min eserir resûli fe nebeztuhâ ve kezâlike sevvelet lî nefsî.
taha süresi ayet 91
biz musa bize dönünceye kadar buna ibadetten asla vaz geçmeyecegiz dediler 
taha süresi ayet 92-93
ey harun seni ne engelledi  de bunların sapttıklarını gördügün zaman benim ardımdan gelmedin emrime karşımı çıktın dedi 
taha süresi ayet 94
ey annemin oglu sakalımı başımı tutma emin ol ki isragil ogulları arasından ayrılık çıkardın sözümü dinlemedin demenden korktum dedi 
taha süresi ayet 95
ey samiri senin derdin ne dedi

taha süresi ayet 96
ben onların görmediklerini görüm elçinin izininden bir avuç (toprak) aldım onu attın nefsim bunu bana böyle güzel gösterdi dedi 

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

TAHA SÜRESİ AYET 86
فَرَجَعَ مُوسَى إِلَى قَوْمِهِ غَضْبَانَ أَسِفًا قَالَ يَا قَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِي ﴿٨٦﴾
Fe racea mûsâ ilâ kavmihî gadbâne esifen, kâle yâ kavmi e lem yaıdkum rabbukum va’den hasenen, e fe tâle aleykumul ahdu em eradtum en yahılle aleykum gadabun min rabbikum fe ahleftum mev’ıdî.
TAHA SÜRESİ AYET 87

قَالُوا مَا أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَكِنَّا حُمِّلْنَا أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذَلِكَ أَلْقَى السَّامِرِيُّ ﴿٨٧﴾
Kâlû mâ ahlefnâ mev’ıdeke bi melkinâ ve lâkinnâ hummilnâ evzâran min zînetil kavmi fe kazefnâhâ fe kezâlike elkâs sâmiriyy(sâmiriyyu)
TAHA SÜRESİ AYET 88
فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هَذَا إِلَهُكُمْ وَإِلَهُ مُوسَى فَنَسِيَ ﴿٨٨﴾
Fe ahrace lehum ıclen ceseden lehu huvârun fe kâlû hâzâ ilâhukum ve ilâhu mûsâ fe nesiye.
TAHA SÜRESİ AYET 89
أَفَلَا يَرَوْنَ أَلَّا يَرْجِعُ إِلَيْهِمْ قَوْلًا وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا ﴿٨٩﴾
E fe lâ yerevne ellâ yerciu ileyhim kavlen ve lâ yemliku lehum darran ve lâ nef’â(nef’an).
TAHA SÜRESİ AYET 90
وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَارُونُ مِن قَبْلُ يَا قَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِ وَإِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمَنُ فَاتَّبِعُونِي وَأَطِيعُوا أَمْرِي ﴿٩٠﴾
Ve lekad kâle lehum hârûnu min kablu yâ kavmi innemâ futintum bihî ve inne rabbekumur rahmânu fettebiûnî ve etîû emrî.
TAHA SÜRESİ AYET 86
musa öfkeli ve üzüntülü olarak halkının yanına döndü ey halkım rabbiniz size güzel bir söz vermedi mi size zaman mı uzadı yoksa rabbimden  size bir gazap inmesini mi isdediniz de bana verdiginiz sözü bozdunuz dedi 
TAHA SÜRESİ AYET 87
(onlar şöyle )dediler biz sana verdigimiz sözü kendiligimizden bozmadık fakat halkın ziynet eşyalarından bazı agırlıkları yüklenmiştik onları ateşe attık samiri de attı 
taha süresi ayet 88
derken onlar bögürmesi olan bir dana heykeli çıkardı bunun üzerine işte bu sizin ilahınız  ve musa nın ilahı fakat o bunu unuttu dediler 
taha süresi ayet 89
onu kendilerine bir sözle karşılık vermedigin onlara ne bir zarar ne de yarar sagladıgını da görmüyorlar mıydı 
taha süresi ayet 90
yemin olsun ki harun daha önce onlara ey halkım siz bununla yalnızca bir imtihana tabi tutuldunuz dogrusu sizin rabbiniz ancak rahman dır bana uyun emrime itaat edin dedi