10 Ağustos 2015 Pazartesi

[​IMG]



A RAF SÜRESİ AYET 150
وَلَمَّا رَجَعَ مُوسَى إِلَى قَوْمِهِ غَضْبَانَ أَسِفًا قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُونِي مِن بَعْدِيَ أَعَجِلْتُمْ أَمْرَ رَبِّكُمْ وَأَلْقَى الألْوَاحَ وَأَخَذَ بِرَأْسِ أَخِيهِ يَجُرُّهُ إِلَيْهِ قَالَ ابْنَ أُمَّ إِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُونِي وَكَادُواْ يَقْتُلُونَنِي فَلاَ تُشْمِتْ بِيَ الأعْدَاء وَلاَ تَجْعَلْنِي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Ve lemmâ recea mûsâ ilâ kavmihî gadbâne esifen kâle bi’se mâ haleftumûnî min ba’dî, e aciltum emre rabbikum, ve elkal elvâha ve ehaze bi re’si ahîhi yecurruhû ileyhi, kâlebne umme innel kavmestad’afûnî ve kâdû yaktulûnenî fe lâ tuşmit biyel a’dâe ve lâ tec’alnî meal kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
A RAF SÜRESİ AYET 150
MUSA halkına öfkeli ve üzüntülü bir şekilde döndügünde bana arkamdan ne kötü halef oldunuz rabbimizin emriniçignediniz mi dedi levhaları  attı kardeşini başından tuttu onu kendine dogru çekiyordu ey annemin oglu inan olsun bu halk beni hırpaladı az daha benin öldürüyorlardı sen benimle düşmanları sevindirme benim bu zalim halk ile bir tutma dedi

9 Ağustos 2015 Pazar

Cebrail'in (a.s.) Yeryüzüne Dehşetle İndiği Anlar...


Peygamber Efendimiz Cebrail (as) a sordu:

Ey cebrail hiç 7 kat semadan yeryüzüne korku ve dehşet içinde hızlıca indin mi?

Cebrail : evet Ya Muhammed (s.a.v.) 3 kez dediğin şekilde indiğim oldu..

Bunun üzerine Peygamberimiz sordu : nasıl oldu anlat

1 si dedi Cebrail ,Hzİbrahim ateşe atılırken Allah (cc) bana dediki : Sor bakalım İbrahim'in bizden bi dileği varmıdır
O sırada ibrahim ateşe atılmış şekilde havada ilerliyor(o zaman mancılık yöntemiyle ateşe atmışlardı İbrahim Peygamberi)

Cebrail : hemen süratle indim yeryüzüne ve İbrahim e sordum ; Varmıdır Rabbinden istediğin birşey

İbrahim peygamber cevapladı: Çekil çekilRabbim den geldiyse Başım üstüne

Bunun üzerine Yaradan emretti..Ateşe serin ol Yere yumuşak ol dedi

Peygamber efendimiz ya 2 si diye sordu Cebrail'e
Cebrail (as) : yine İbrahim oğlu ismaili kurban edeceğinde bıçagın keskin yerini değil sırt tarafını ismailin boğazına sürtüyordu kesmek için tam farkına vardı ve bıçağı ters çevirip ismailin boğazına değdireceği sıra

Rabbim emrettiYetiş cebrail al şu iki koçu İbrahim bunları kurban etsin dedi işte o sırada çok korktum yetişemeyeceğim diye ama şükürler olsun yetiştim
dedi

Peygamberimiz sordu :ya 3 sü Cebrail onuda anlat

Cebrail (as) : Ya RasulAllah onu ne sen sor ne ben söyleyeyim Rabbime en yakın olduğum yerdeydim kendi mekanımda ve 7 kat semanın en tepesi denebilir Sen uhud savaşındaydın ve devam etmesini söyler Peygamberimiz

Cebrail : Savaş sırasında darbe aldındarbe alınca miğferinin demiri yanağına battıAshab geldi yanına ve sana olan terbiyesinden dirki o demiri eliyle değil ağzıyla yanağından hafifçe çekti çıkardı İşte tam o sırada yanağından süzülen bir damla kan yere düştü düşecek

Alemlerin Rabbi şöyle dedi: Yetiş Ey Cebrail Eğer Resulümün Kanı yere düşerse andolsunki Yerde ve gökte birtek canlı bırakmam

Cebrail: işte o anda tüm gücümle yeryüzüne Uhud'a yöneldimO kadar hızla indim ki Yanağından süzülen kan tam yere damlamak üzereyken yetiştim ve Kanadımın üzerine düşürdüm

Hamd olsun Rabbime...

__________________
"Başkalarını sık sık AFFEDİN ama kendinizi ASLAA
Bu yıl yine kaldık burDa
Gidemedik medineye
Hasret çöktü bu sineye
bu yıl yine gidemedik
Hasret çöktü bu sineye
bu yıl yine gidemedik

Gslerimde yaŞlar akar ,
Özlemi yüreğim yakar
Can Ahmedim oRda yatar
Bu yıl yine gidemedim

Ebu Bekir Ömer oRda
Osman Ali canlar orda
Fatumatül zehra orda
bu yıl yine gidemedim

Gözlerimde yaşlar yakar
Özlemi yüreğim yakar
Can ahmedim orda yatar
Bu yıl yine gidemedim

Bilali habeşi orda
Sanki yine ezan okur
Hasan Hüseyinim orda
Bu yıl yine gidemedim
Hasan Hüseyinim orda
Bu yıl yine gidemedim

Gözlerimde yaşlar yakar
Özlemi yüreğim yakar
Can ahmedim orda yatar
Bu yıl yine gidemedim

Bizdende selam götürün
toprağına yüzler sürün
Bizleride hatırlayın
Bu yıl yine gidemedik
Bizleride hatırlayın
Buyıl yine gidemedik

Gözlerimde yaşlar yakar
Özlemi yüreğim yakar
Can ahmedim orda yatar
Bu yıl yine gidemedim
[​IMG]

A RAF SÜRESİ AYET 147
وَالَّذِينَ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا وَلِقَاء الآخِرَةِ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ هَلْ يُجْزَوْنَ إِلاَّ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ
Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ ve likâil âhirati habitat a’mâluhum, hel yuczevne illâ mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
A RAF SÜRESİ AYET 147
AYETLERİMİZİ ve ahirete kavuşacaklarını yalanlayanların bütün amelleri boşa gitmiştir şüphesiz çekecekleri sadece kendi yaptıklarının cezasıdır
A RAF SÜRESİ AYET 148
وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسَى مِن بَعْدِهِ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلاً جَسَدًا لَّهُ خُوَارٌ أَلَمْ يَرَوْاْ أَنَّهُ لاَ يُكَلِّمُهُمْ وَلاَ يَهْدِيهِمْ سَبِيلاً اتَّخَذُوهُ وَكَانُواْ ظَالِمِينَ
Vettehaze kavmu mûsâ min ba’dihî min huliyyihim iclen ceseden lehu huvâr(huvârun), e lem yerev ennehu lâ yukellimuhum ve lâ yehdîhim sebîlen ittehazûhu ve kânû zâlimîn(zâlimîne).
A RAF SÜRESİ AYET 148
MUSA nın halkı onun ardından ziynetlerinden bögüren bir dana heykeli edindiler onun onlara bir şey söyleyemedigini onların dogru yola ulaştıramadıgını görmemişler miydi onu tanırı edindiler böylece zalimlerden oldular
A RAF SÜRESİ AYET 149
وَلَمَّا سُقِطَ فَي أَيْدِيهِمْ وَرَأَوْاْ أَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواْ قَالُواْ لَئِن لَّمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Ve lemmâ sukıta fî eydîhim ve raev ennehum kad dallû, kâlû le in lem yerhamnâ rabbunâ ve yağfir lenâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).
A RAF SÜRESİ AYET 149
YAPTIKLARINA pişman olup sapttıklarını gördüklerinde şöyle dediler eger RABBİMİZ bize acımaz bizi bagışlamazsa biz kesinlikle hüsrana ugrayanlardan oluruz
[​IMG]


A RAF SÜRESİ AYET 144
قَالَ يَا مُوسَى إِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالاَتِي وَبِكَلاَمِي فَخُذْ مَا آتَيْتُكَ وَكُن مِّنَ الشَّاكِرِينَ
Kâle yâ mûsâ innîstafeytuke alân nâsi bi risâlâtî ve bi kelâmî fe huz mâ âteytuke ve kun mineş şâkirîn(şâkirîne).
A RAF SÜ
RESİ AYET 144
EY musa haberin olsun ki ben seni mesajlarımla ve senin konuşmanla insanlara üstün kıldım şimdi sana verdigimi al şükrünü bilenlerden ol dedi
A RAF SÜRESİ AYET 145
وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الأَلْوَاحِ مِن كُلِّ شَيْءٍ مَّوْعِظَةً وَتَفْصِيلاً لِّكُلِّ شَيْءٍ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُواْ بِأَحْسَنِهَا سَأُرِيكُمْ دَارَ الْفَاسِقِينَ
Ve ketebnâ lehu fîl elvâhı min kulli şey’in mev’ızaten ve tafsîlen li kulli şey’in fe huzhâ bi kuvvetin ve’mur kavmeke ye’huzû bi ahsenihâ se urîkum dârel fâsikîn(fâsikîne).
A RAF SÜRESİ AYET 145
ONUN için (tevrat) levhalarında her türlü ögüdü ve herşeyin açıklamasını yazdık haydi bunları sıkıca tut halkına da bunları en güzel biçimde tutmalarını emret ileride size o yoldan çıkanların yurdunu gösterecegim
A RAF SÜRESİ AYET 146
سَأَصْرِفُ عَنْ آيَاتِيَ الَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَإِن يَرَوْاْ كُلَّ آيَةٍ لاَّ يُؤْمِنُواْ بِهَا وَإِن يَرَوْاْ سَبِيلَ الرُّشْدِ لاَ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلاً وَإِن يَرَوْاْ سَبِيلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلاً ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا وَكَانُواْ عَنْهَا غَافِلِينَ
Se asrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîlâ(sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne).
A RAF SÜRES AYET 146
YERYÜZÜNDE haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracagım onlar (onun varlıgının ) bütün delillerini görseler bile ona iman etmezler dogru yolu görseler bile onu yol edinmezler eger sapıklık yolunugörürlerse onu yol  edinirler çünkü onlar ayetlerimizi yalan saymayın adet edinmişler ve onlardan gafil olmuşlardır
 

4 Ağustos 2015 Salı

[​IMG]


A RAF SÜRESİ AYET 143
وَلَمَّا جَاء مُوسَى لِمِيقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُ قَالَ رَبِّ أَرِنِي أَنظُرْ إِلَيْكَ قَالَ لَن تَرَانِي وَلَكِنِ انظُرْ إِلَى الْجَبَلِ فَإِنِ اسْتَقَرَّ مَكَانَهُ فَسَوْفَ تَرَانِي فَلَمَّا تَجَلَّى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكًّا وَخَرَّ موسَى صَعِقًا فَلَمَّا أَفَاقَ قَالَ سُبْحَانَكَ تُبْتُ إِلَيْكَ وَأَنَاْ أَوَّلُ الْمُؤْمِنِينَ
Ve lemmâ câe mûsâ li mîkâtinâ ve kellemehu rabbuhu kâle rabbi erinî enzur ileyke, kâle len terânî ve lakininzur ilâl cebeli fe inistekarre mekânehu fe sevfe terânî fe lemmâ tecellâ rabbuhu lil cebeli cealehu dekkan ve harra mûsâ saıkan, fe lemmâ efaka kâle subhâneke tubtu ileyke ve ene evvelul mu’minîn (mu’minîne).
A RAF SÜRESİ AYET 143
MUSA belirledigimiz süre için gelip rabbi onunla konuşunca ey rabbim (kendini) bana göster de sana bakayım dedi sen beni kesinlikle göremesin ancak daga bak eger o yerin de durursa beni göreceksin dedi rabbi daga tecellih edince onu un ufak etti musa da bayılıp düştü ayıldıgında sen hertürlü eksiklikten uzaksın sana tövbe ettim ben müminlerin ilkiyim dedi
[​IMG]


A RAF SÜRESİ 141
وَإِذْ أَنجَيْنَاكُم مِّنْ آلِ فِرْعَونَ يَسُومُونَكُمْ سُوَءَ الْعَذَابِ يُقَتِّلُونَ أَبْنَاءكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءكُمْ وَفِي ذَلِكُم بَلاء مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ
Ve iz enceynâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sûel azâb(azâbi), yukattilûne ebnâekum ve yestahyûne nisâekum ve fî zâlikum belâun min rabbikum azîm(azîmun).
A RAF SÜRESİ AYET 141
BİR zamanlar sizi firavun ailesinin kurtarmıştık onlar sizi azabın en kötüsüne ugratıyorlar ogullarınızı boynuna katlediyorlar kadınlarınızı diri tutuyorlardı bundan rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardır
A RAF SÜRESİ AYET 142
وَوَاعَدْنَا مُوسَى ثَلاَثِينَ لَيْلَةً وَأَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ مِيقَاتُ رَبِّهِ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً وَقَالَ مُوسَى لأَخِيهِ هَارُونَ اخْلُفْنِي فِي قَوْمِي وَأَصْلِحْ وَلاَ تَتَّبِعْ سَبِيلَ الْمُفْسِدِينَ
Ve vâadnâ mûsâ selâsîne leyleten ve etmemnâhâ bi aşrin fe temme mîkâtu rabbihî erbaîne leyleh(leyleten), ve kâle mûsâ li ahîhi hârûnahlufnî fî kavmî ve aslıh ve lâ tettebi’ sebîlel mufsidîn(mufsidîne).
A RAF SÜRESİ AYET 142
BİR de musaya otuz gece vaat ettik sonra ona on gece daha daha ilave ettik böylece rabbiniz belirledigi (onunla buluşmak konuşmak ) süresi tam kırk gece oldu musa kar deşi harun a şöyle dedi halkın içinde bana halef ol onlar düzeltmeye çalış bozguncuların yoluna gitme