22 Ocak 2017 Pazar

Bizleri Müslüman olarak yaratan, Peygamber ve Sahabe sevgisiyle donatan; Gül Peygambere gönül vermiş, gönül ehli Müslümanlarla tanıştırıp kaynaştıran, Rabbimize hamd olsun (c.c.)-..
Yoluna kurban olduğumuz, hayatına hayran kaldığımız, her şeyini örnek alma çabasına girdiğimiz, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, O’nun etrafında pervane dönen, Âl ve Ashabına, Etbâına (r.a.) ve onların nurlu ve onurlu yollarını yol edinme gayretinde olanlara da, salât ve selâm olsun. Salât ve selâm olsun…

GÖZLERİM BAKARMIŞ AMA GÖRMEZMİŞ YA RESULALLAH....
Bir sevgili varmış benden öte ama benden içerde bana yakın ama o kadar uzakda ki cennette
ben bilmezmişim onu.Herkez uğruna ağlarken ben başka şeylerle gözlerimi yaşartırmışım. Hem de hiç uğruna. Ne kadar kör ne kadar amaymış gözlerim,affet YA RESULALLAH.
34 Yaş ne demiş şair yolun yarısındayım belkide .Kimbilir belkide bitimindeyim .İçim yanıyor şimdi geçen o behbat zamana geçmişe. Ne trenler kaçırmışım.Nelerrrr kaçırmışım.... Seni kaçırmışım seni............... sevmeyi öğrenenememiş anlayamamışım. Elbette tarihde öğrenecekmişim elbette başka ilimlerde başka başka liderlerde sevebilirmişim ama ya sen ,....SEN BAŞKAYMIŞSIN.BAMBAŞKA....yüzünü görmedim sessini duymadım .ama seni tanıdım çok yakın tanıdım.K,itaplar var ya seni tanıttılar bana.senin gül olduğunu söylediler senin can ,kan olduğunu haykırdılar bana.Şimdi gözbebeklerim senin için doluyorsa kalbim senin için titriyorsa ve boğazım senin için düğümleniyorsa bil ki sana olan aşktandır.RABBİMİN sevgilisi ey güzel kokulu nebisi sen sen sen içimde sen dışımda sen.Affet ya RESULLALAH....
Bir garip yolcuyum yolumu şaşırdım yolumda çok çamur vardı çamura pisliğe bulandım Layık değilim belki şefatin için....ama bak kapına geldim dayandım.Ne olur benimde elimden tut sancağının altına çek .O gün geldiğinde kime sığınayım?
Canım kanım YA RESULALLAH...CANIM SANA FEDA YA HABİBALLAH.N e olur şefat eyle affeyle RESULALLAH
 
besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu


nür süresi ayet 6
وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُن لَّهُمْ شُهَدَاء إِلَّا أَنفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ ﴿٦﴾
Vellezîne yermûne ezvâcehum ve lem yekun lehum şuhedâu illâ enfusuhum fe şehâdetu ehadihim erbaû şehâdâtin billâhi innehû le mines sâdıkîn(sâdıkîne).
nür süresi ayet 7
وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَتَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِن كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ وَيَدْرَأُ ﴿٧﴾
Vel hâmisetu enne la’netallâhi aleyhi in kâne minel kâzibîn(kâzibîne).
nür süresi ayet 8
عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ ﴿٨﴾
Ve yedraû anhâl azâbe en teşhede erbaa şehâdâtin billâhi innehu le minel kâzibîn(kâzibîne).
nür süresi ayet 9
وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِن كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ ﴿٩﴾
Vel hâmisete enne gadaballâhi aleyhâ in kâne mines sâdikîn(sâdikîne).
nür süresi ayet 10
وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ ﴿١٠﴾
Ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu ve ennellâhe tevvâbun hakîm(hakîmun).
nür süresi ayet 6
eşlerine [ zina iftirası ] atan kendilerine kendilerinden başka şahitleri olmayan kimselere gelince onların her birinin şahitligi kendisinin dogru söyleyenlerden olduguna dair dörtkez ALLAH adına yemin ederek şahitlik etmektir 
nür süresi ayet 7
beşincisinde ise şöyle söyleyecektir eger o yalancılardansa ALLAH ın laneti kesinlikle onun üzerine olsun 
nur süresi ayet 8
kadının dört kere  ALLAH a yemin olsun o [eşi]  yalancılardandır diye şahitlik etmesi ondan cezayı düşürür
nür süresi ayet 9
beşincisinde kadın şöyle diyecektir eger eşi dogru söylüyorsa ALLAH ın öfkesi kendisinin üzerine olsun 
nür süresi ayet 10
size ALLAH ın ihsan ve ikramı acıması olmasaydı [başınıza türlü belalar gelir huzurunuz bozulurdu] şüphesiz ALLAH tövbeleri çok kabul eden işi saglam yapan ve yaptıgında hikmet bulunandır 



besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH HIN ADIYLA

NÜR SÜRESİ AYET 1
سُورَةٌ أَنزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَّعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ ﴿١﴾
Sûratun enzelnâhâ ve faradnâhâ ve enzelnâ fîhâ âyâtin beyyinâtin leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).
NÜR SURESİ AYET 2
الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِّنْهُمَا مِئَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُم بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِّنَ الْمُؤْمِنِينَ ﴿٢﴾
Ez zâniyetu vez zânî feclidû kulle vâhıdin min humâ miete celdetin ve lâ te’huzkum bi himâ ra’fetun fî dînillâhi in kuntum tu’minûne billâhi vel yevmil âhır(âhırı), vel yeşhed azâbehumâ tâifetun minel mu’minîn(mu’minîne).
NÜR SURESİ AYET 3
الزَّانِي لَا يَنكِحُ إلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ ﴿٣﴾
Ez zânî lâ yenkihu illâ zâniyeten ev muşriketen vez zâniyetu lâ yenkihuhâ illâ zânin ev muşrikun, ve hurrime zâlike alâl mu’minîn(mu’minîne).
وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاء فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ ﴿٤﴾
Vellezîne yermûnel muhsanâti summe lem ye’tû bi erbaati şuhedâe feclidûhum semânîne celdeten ve lâ takbelû lehum şehâdeten ebedâ(ebeden), ve ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).
NÜR SÜRESİ AYET 5
إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِن بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ﴿٥﴾
İllâllezîne tâbû min ba’di zâlike ve aslehû, fe innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
NÜR SÜRESİ AYET 1
[bu ] indirdigimiz [içindeki hükümlerin uygulanmasını] farz kıldıgımız bir süredir onda apaçık ayetler indirdik belki düşünüp ögüt alırsınız 
NÜR SÜRESİ AYET 2
zina eden kadınla zina eden erkek ten her birine yüz degenk vurun ALLAH a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız ALLAH ın koydugu cezayı uygulama konusunda bunlara uygulanan cezaya tanıklık etsin 
nür süresi ayet 3
zina eden bir erkek ancak zina eden bir kadınla veya  müşrik bir kadınla evlene bilir zina eden kadınla da ancak zina eden bir erkek veya müşrik bir erkek evlene bilir bu müminlere haram kılınmıştır 
nür süresi ayet 4
namuslu kadınlara [zina iftirası ] atıp da sonra dört şahit getirmeyenlere seksen degnek vurun ve bir daha bunların şahitliklerini ebedi olarak kabul etmeyin işte bunlar gerçekten günahkardırlar 
nür surası ayet 5
bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler bu hükmün dışındadır çünkü ALLAH çok bagışlayan çok acıyandır 

19 Ocak 2017 Perşembe

besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

PEYGAMBERİNİ SAHABE GİBİ SEVKİ
YAŞADIGIN ÇAGIN SAHABİSİ OLABİLESİN
CÜBELİ ŞABANN

muminun süresi ayet 111
إِنِّي جَزَيْتُهُمُ الْيَوْمَ بِمَا صَبَرُوا أَنَّهُمْ هُمُ الْفَائِزُونَ ﴿١١١﴾
İnnî cezeytuhumul yevme bimâ saberû ennehum humul fâizûn(fâizûne).
muminun süresi ayet 112 
قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي الْأَرْضِ عَدَدَ سِنِينَ ﴿١١٢﴾
Kâle kem lebistum fîl ardı adede sinîn(sinîne).
muminun süresi ayet 113
قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَاسْأَلْ الْعَادِّينَ ﴿١١٣﴾
Kâlû lebisnâ yevmen ev ba’da yevmin fes’elil âddîn(âddîne).
muminun süresi ayet 114
قَالَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا لَّوْ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ﴿١١٤﴾
Kâle in lebistum illâ kalîlen lev ennekum kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).
muminun süresi ayet 115
أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ ﴿١١٥﴾
E fe hasibtum ennemâ halaknâkum abesen ve ennekum ileynâ lâ turceûn(turceûne).
muminun süresi ayet 116
فَتَعَالَى اللَّهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ ﴿١١٦﴾
Fe teâlallâhul melikul hakku, lâ ilâhe illâ huve, rabbul arşil kerîm(kerîmi).
muminun süresi ayet 117
وَمَن يَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِهِ فَإِنَّمَا حِسَابُهُ عِندَ رَبِّهِ إِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ ﴿١١٧﴾
Ve men yed’u meallâhi ilâhen âhare lâ burhâne lehu bihî fe innemâ hısâbuhu inde rabbihi, innehu lâ yuflihul kâfirûn(kâfirûne).
muminun süresi ayet 118
وَقُل رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ ﴿١١٨﴾
Ve kul rabbigfir verham ve ente hayrur râhımîn(râhımîne).
muminun süresi ayet 111

şüphesiz ben bugün onları sabretmelerine karşılık ödüllendirdim şüphesiz onlar sadece onlar kazananlardır 
muminun süresi ayet 112
[ALLAH ] yer yüzünde kaç yıl kaldınız der
muminun süresi ayet 113
bir gün veya bir günden biraz az kaldık sayanlara sor derler 
muminun süresi ayet 114
gerçekten çok az kaldınız keşke bilseniz buyurur
muminun süresi ayet 115
bizim sizi boşuna yarattıgımızı sizin bize dönmyeceginizi mi sandınız 
muminun süresi ayet 116
ALLAH o gerçek hükümdar ne kadar yücedir ondan başka tanrı yoktur o degerli arşın rabbidir 
muminun süresi ayet 117
kim ALLAH la birlikte başka bir tanrıya onun bu konuda hiç bir delili olmadıgı halde dua ederse onun hesabı rabbi katındadır şüphesiz kafirler kurtuluşa ermezler 
muminun süresi ayet 118
de ki ey rabbim [beni] bagışla [bana] acı sen acıyanların en iyisisin


besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu

PEYGAMBERİNİ SAHABE GİBİ SEVKİ
YAŞADIGIN ÇAGIN SAHABİSİ OLABİLESİN
CÜBELİ ŞABANN


muminun süresi ayet 106

قَالُوا رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَالِّينَ ﴿١٠٦﴾
Kâlû rabbenâ galebet aleynâ şıkvetunâ ve kunnâ kavmen dâllîn(dâllîne).

muminun süresi ayet 107

رَبَّنَا أَخْرِجْنَا مِنْهَا فَإِنْ عُدْنَا فَإِنَّا ظَالِمُونَ ﴿١٠٧﴾
Rabbenâ ahricnâ minhâ fe in udnâ fe innâ zâlimûn(zâlimûne).
muminun süresi ayet 108
قَالَ اخْسَؤُوا فِيهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ ﴿١٠٨﴾
Kâlehseû fîhâ ve lâ tukellimûni.
muminun süresi ayet 109
إِنَّهُ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْ عِبَادِي يَقُولُونَ رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ ﴿١٠٩﴾
İnnehu kâne ferîkun min ibâdî yekûlûne rabbenâ âmennâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn(râhımîne)
muminun süresi ayeti 110
فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتَّى أَنسَوْكُمْ ذِكْرِي وَكُنتُم مِّنْهُمْ تَضْحَكُونَ ﴿١١٠﴾
Fettehaztumûhum sıhriyyen hattâ ensevkum zikrî ve kuntum minhum tadhakûn(tadhakûne).
muminun süresi ayet 106
[cevaben şöyle ] derler ey rabbimiz azgınlıgımız bize galip geldi biz sapkın bir topluluk idik 
muminun süresi ayet 107
ey rabbimiz çıkar bizleri buradan eger döner[ bir daha aynı yanlışları yaparsak ] biz elbette zalimlerden oluruz 
muminun süresi ayet 108
[ ALLAH şöyle ] buyurur oraya sinin bana bir şey söylemeyin
muminun süresi ayet 109
çünkü kullarımdan şöyle diyen bir gurup vardır ey rabbimiz biz iman ettik bizi bagışla bize acı sen acıyanların en iyisisin 
muminun süresi ayet 110
siz onları alaya aldınız hatta [bu davranışlarınız ] size benim adımı bile unutturdular onlara gülüp duruyordunuz 


besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu


PEYGAMBERİNİ SAHABE GİBİ SEVKİ
YAŞADIGIN ÇAGIN SAHABİSİ OLABİLESİN
CÜBELİ ŞABANN


muminun süresi ayet 101
فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ فَلَا أَنسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَاءلُونَ ﴿١٠١﴾
Fe izâ nufiha fîs sûri fe lâ ensâbe beynehum yevme izin ve lâ yetesâelûn(yetesâelûne).
muminun süresi ayet 102
فَمَن ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿١٠٢﴾
Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).
muminun süresi ayet 103
وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَئِكَ الَّذِينَ خَسِرُوا أَنفُسَهُمْ فِي جَهَنَّمَ خَالِدُونَ ﴿١٠٣﴾
Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).
muminun süresi ayet 104
تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَالِحُونَ ﴿١٠٤﴾
Telfehu vucûhehumun nâru ve hum fîhâ kâlihûn(kâlihûne).
muminun süresi ayet 105
أَلَمْ تَكُنْ آيَاتِي تُتْلَى عَلَيْكُمْ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ ﴿١٠٥﴾
E lem tekun âyâtî tutlâ aleykum fe kuntum bihâ tukezzibûn(tukezzibûne).
muminun süresi ayet 101
sura üflendigi zaman o gün aralarında bir akrabalık kalmaz birbirlerini sorma imkanı da bulamazlar 
muminun süresi ayet 102
o zaman kimin tartıları agır gelirse işte onlar kurtuluşa erenlerdir 
muminun süresi ayet 103
kimin tartıları da hafif gelirse işte onlar kendilerine  yazık edenlerdir cehennemde kalanlardır 
muminun süresi ayet 104
ateş yüzlerini yalar [dudakları yandıgından ] dişleri açıkta kalı verir 
muminun süresi ayet 105
[ALLAH şöyle der ] ayetlerim size okunmuş sizde onları yalanlamamış mıydınız 
besmele görselleri ile ilgili görsel sonucu


muminun süresi ayet  96

ادْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ السَّيِّئَةَ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ ﴿٩٦﴾
İdfa’ billetî hiye ahsenus seyyiete, nahnu a’lemu bi mâ yasıfûn(yasıfûne).
muminun süresi ayeti 97
وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ ﴿٩٧﴾
Ve kul rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn(şeyâtîni).
muminun süresi ayet 98
وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ ﴿٩٨﴾
Ve eûzu bike rabbi en yahdurûni.
muminun süresi ayet 99
حَتَّى إِذَا جَاء أَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ ﴿٩٩﴾
Hattâ izâ câe ehadehumul mevtu kâle rabbirciûni.
muminun süresi ayet 100
لَعَلِّي أَعْمَلُ صَالِحًا فِيمَا تَرَكْتُ كَلَّا إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَائِلُهَا وَمِن وَرَائِهِم بَرْزَخٌ إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ ﴿١٠٠﴾
Leallî a’melu sâlihan fîmâ teraktu kellâ, innehâ kelimetun huve kâiluhâ, ve min verâihim berzahun ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne).
muminun süresi ayet 96 
sen kötülügü en güzel olanla savuştur biz onların ne halt edeceklerini daha iyi biliriz 
muminun süresi ayet 97
de ki ey rabbim şeytanların kışkırtmalarından sana sıgınırım 
muminun süresi ayet 98
ey rabbim onların benim yanıma gelmelerinden sana sıgınırım 
muminun süresi ayet 99- 100
sonunda onların her birine ölüm geldiginde şöyle diyecektir ey rabbim beni[dünyaya] döndür belki ben bıraktıgım o [dünyada ] salih bir amel işlerim hayır hayır bu onun söyledigi boş bir sözdür ötelerde diriltilecekleri güne kadar sürecek olan bir berzah vardır